7 Şubat 2010 Pazar

Büyük Türk Milliyetçisi Mehmet Âkif

Büyük Türk Milliyetçisi Mehmet Âkif
Ömer Lütfi Turan
İstiklâl Marşı şairimiz Mehmet Âkif Ersoy, altmış beş sene önce, 26.12.1936 günü aramızdan ebediyyen ayrılmıştı. Yaşamının son günlerinde bile, "Allah bu millete bir daha istiklâl marşı yazdırmasın" diyerek, milletin geleceği için hayır duasını unutmamıştır. Nur içinde yatsın.
Büyük İslâm bilgini, iman abidesi, inançlı bir azim şahikası olan Mehmet Âkif Ersoy, Millî Mücadelemizin manevî mimarı ve önde gelen bir mücahidi idi. Bazı kalemler, aruzun iki nazım şairinden biri Mehmet Âkif, diğeri Tevfik Fikret'tir diye, aynı terazide tartmak gibi bir gayretkeşlik içine düşmüşlerdir. Tevfik Fikret aruzu iyi kullanmış olabilir, ama bu onun Âkif'le aynı terazide tartılmasına gerekçe olamaz.

Çünkü, "Vatanım ruy-i zemin, milletim nev-i beşer" diyerek ömrünü beynelmilelciliğin hizmetine adayan, vatan, millet, din mefhumunu reddeden Tevfik Fikret'le bir inanç himalayası olan Âkif'i, hümanizm terazisinde tartmak demek, karanlıkla aydınlığın aynı olduğunu iddia etmek kadar mantıksız ve saçmadır.

"Bütün dünya vatan ım, bütün insanlar milletimdir" diyen Fikret daha sonra Türk milletinin inançlarına ve mukaddes kitabı Kur'an'a, Tarih-i Kadimindeki bir dizesinde şöyle hücum ediyordu:

Yırtılır ey kitab-ı köhne yarın,
Makteli fikr olan sahifaların.

Bunun anlamı şuydu: "Ey eskimiş, köhnemiş Kur'ân." Ölü olan Osmanlı Devleti'nin kurtuluşunu, oğlu Halûk'la sembolize ettiği bir gençliğin kurtaracağını savunuyordu. O zamanlar ise büyük Âkif, Türk vatanını, sembolize ettiği Asım'ların kurtaracağına bütün varlığı ile inanmıştı. Sonra ne oldu? Fikret'in oğlu Halûk 1911 yılında Robert Kolejden ayrıldı. Mühendislik tahsili için, İskoçya'nın Glasgow şehrinde bir başka koleje yazılarak bir ailenin yanına yerleşti. Bu ailenin telkinleri ile, Hristiyanlığı kabul etti. Orlando'da bir heyet huzurunda verdiği imtihan sonunda rahiplik rütbesini kazandı. Halûk papaz olduğu tarihten itibaren de, Filorida'nın Orlando şehrinde, kilisede kürsü sahibi oldu. Türkiye ile olan bütün bağlarını kopardı. Amerikalı eşinden olan iki oğluna Türkçeyi dahi öğretmedi. Halûk sonunda Türklüğünü de inkâr ederek, ölünceye kadar Amerika'da kaldı, bir Hristiyan papazı olarak hayata gözlerini yumdu. İşte millî şair olarak halka takdim edilen Tevfik Fikret ve oğlu Halûk budur. Türklüğü reddetmiş olan baba oğulun, kendilerinde kalan sadece Türkçeleşmiş isimleridir.

Peki, Halûk'ta sembolize edilen bu tip gençlik mi Türkiye'yi kurtaracaktı? Hangi manevî inanç ve fikirlerle yeni Türkiye'yi kuracaklardı? Böyle bir gençlik, Mehmet Âkif'in sembolize ettiği Asım'ın nesli gibi, sağlam bir inanç ve İslâm abidesi ile mukayese edilebilir mi? Âkif'in bütün ruh ve kalbiyle inandığı İslâm Amentüsü, Halûk'un Amentüsü ile bir tutulabilir miydi? Elbette tutulamazdı. Bilindiği gibi sonunda, Türkiye'yi Asım'ın nesilleri kurtarmıştır. Türk vatanı için, Türkten başkasının can vermediğini gören Âkif, ümmetçilik fikrini bırakarak, Ziya Gökalp gibi, Türk milliyetçiliğine sarılmış, bunun İslâma da aykırı olmadığını ispat için, İstiklâl Marşımızın bir dizesinde, "Sana yok, ırkıma yok izmihlâl" demiştir.

Büyük Âkif şiirdeki gücünü, sanatını hiçbir zaman siyasî zeminlere çekmemiş, devlet-millet bütünlüğünün aleyhinde kullanmamıştır. O'nun Safahat'ı baştan başa milletini uyaran, milletimizin manevî gücünü harekete geçirmek için çırpınan şiirlerle müzeyyendir. O hiçbir zaman, İkinci Abdülhamid'e kurşun, bomba atan Ermeni teröristini Tevfik Fikret gibi, şanlı avcı diye alkışlayan şiirler yazmamıştır.

20.10.1939 tarihli Vakit gazetesinde Nurullah Ataç aynen şöyle diyor, "Tevfik Fikret'i birçok sebeplerden severim. Dinsizliği de bu sebeplerden biridir". Buyurun şimdi hangi akıl ve iz'an sahibi büyük Âkif'le Fikret'i aynı terazide tartma densizliğini gösterebilir? Büyük Âkif'i tekrar rahmet ve minnetle anarken, 1994 senesinde yayınlamış olduğum bir dörtlüğümü Türk gençlerine sunuyorum. Ne Mutlu Türk'üm diyene...

Âkif'in "Asım"ı ol, Fikret'in "Halûk"u olma,
Mazi senin kökündür, ona kin ile dolma.
Millî kültürden kopan batıya zangoç olur,
Milletine ters düşen inkârcılardan olma.  

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder